ÇEK ELİNİ CEBİMİZDEN
Muhtemelen ilk sayımızdan beri üzerinde en çok düşünüp tartıştığımız kapaklardan biri oldu. Gündemde İngiltere Kraliçesinin ziyareti, Tuzla'da yaşanan ölümlerle ilgili bir açıklama ve 7,5 milyon kişinin AKP'nin yoksulluk yardımlarıyla yaşadığı haberleri vardı. Dergiyi hazırlarken gelen bir haberse çok daha çarpıcıydı. AKP hükümeti resmen, belediyelerin seçim öncesi dağıttıkları yoksulluk yardımının daha da genişletilebilmesi için belediyelere ek kaynak sağlayacak yasa tasarısı ya da gazetelerin adlandırdığı haliyle Deli Dumrul Vergileri bu hafta meclis komisyonuna geliyordu. Tasarı şunları öngörüyordu:
Emeklilerin sahip oldukları tek evden dahi emlak vergisi alınacak.
Belediyeler emlak, ilan, eğlence, elektrik-gaz, konaklama ve çevre-temizlik adı altında altı ayrı vergiyi vatandaştan doğrudan alacak.
Belediyeler sundukları hizmetler için ayrıca katılım payı alacak. Vatandaş attığı her adımda harç ve katkı payı ödeyecek.
Emlak vergisi oranları artırılacak. Büyükşehirlerde bu artış iki kata kadar çıkabilecek.
Tüm binalar yapılırken "otopark yapılması" maksadıyla vergi ödendiği halde tüm sokaklar paralı belediye otoparkına çevrilebilecek, vatandaş kendi evinin önüne park ettiği için her gün 7 YTL ödemek zorunda kalacak.
Sinemadan tiyatroya, lunaparktan stadyuma her yerin bilet fiyatları artacak. Eğlence yerleri ise büyüklüklerine ve kazançlarına bakılmaksızın günlük peşin vergi ödemek zorunda bırakılacak. Bu günlük oran içkili eğlene yerlerinde 80 YTL olacağından yılda yaklaşık 30 bin YTL vergi ödemek zorunda kalan bir çok işletme kapanmak zorunda kalacak.
Turistik tesislerden de zarar etseler dahi, kazançları değil cirolarının üzerinden vergi alınacak.
Bir çoğu vergi uzmanı akademisyenlerce "hukuksuz" olarak tanımlanan bu vergilerin ise tek bir amacı var: Her seçim döneminde milyonlarca dolarlık erzak dağıtan, bütçesini şehrin göbeğindeki kaldırımları kimi zaman bir ay içinde dört kez yeniden yapmaya, her tarafı peyzaj uzmanlarının karşı çıkmasına rağmen bakamayacağı ve üç hafta sonra solacak lalelerle donatmaya harcayan belediyelerin bütçelerini şişirmek.
Elbette bu paraların büyük kısmı belediye şirketleri denen ve ne iş yapıkları meçhul şirketlere de akacak. Bu hafta Fırat Budacı arkadaşımız güzel bir örnek verdi: “Başbakanın oğlu Ahmet Burak’ın kayınbiraderi Ahmet Ketenci, önce AKP’li belediyenin bilişim şirketi Belbim’de müdür yardımcısıydı. Şimdi de turizm şirketi Beltur’a müdür oldu. Lise mezunu olmasına rağmen…”
Yasa mecliste onaylanırsa hepimiz daha fakir olacağız. Sırf belediyeler daha fazla erzak dağıtabilsin, iktidara şakın şirketler sokaklarımızı yıkıp yıkıp yeniden yapsın ve gerekli eğitime sahip olmayan akrabalar belediye şirketlerinde müdürlük yapsın diye.
