Ağ Günlükleri
hello
hav ar yu fayn tenks uauauuauaAAAAAA sıkıldım lan
O GÜNLERİ ÇOK MU ÖZLÜYORSUN KEMAL?
Eski milli boksörlerden olan Ardahan Emniyet Müdürü Kemal Sonunur, Avrupa Birliği Uyum yasaları öncesinde çok sayıda ‘hırsız’ ve ‘ırz düşmanı’nı “ayarlı yumrukları”yla dövdüğünü söyleyerek, “Eskiden hırsızı dövüyordum. Şimdi ise suçunu itiraf etmesi için ricada bulunuyoruz. O da ricamızı kırmayarak söylüyor” dedi.
Bu açıklamayla “Ayarlı Yumruk” ismi verilen yepyeni bir yumruk çeşidiyle tanışıyoruz. “Yumruk” ‘adam etmek’ için kullanılan bildiğimiz yumruk. “Ayarlı” ise bu yumruğun, milli boksör olmak sebebiyle teknik olarak dengelenebildiği ve bir ringde değil de devlet içinde atıldığından etkisi azaltılarak meşrulaştırıldığı bir sıfatı temsil ediyor. Peki, neden bize yumruğunu konuşturduğu günleri anlatıyor Kemal, daha da önemlisi anlatırken neden bu kadar rahat? Eski bir pehlivana benzeyen Emniyet Genel Müdürü Celalettin Cerrah’ın ona sağladığı ‘ruhsal rahatlık alanı’ var bir kere. İkincisi de yumruklarının devletimiz yararına bir hizmet çeşidi olduğunu düşünüyor Kemal. Yumruğu devleti için attığını düşündüğünden yumruklarından eski günlerin sevimli anıları gibi rahatça bahsedebiliyor. Bu rahatlığını görünce (pişkinlik de denebilir), bugünlerde zanlıların suçunu itiraf etmesi için kullandığı‘rica yöntemi’nden şüpheye düşmemek için hiçbir sebep yok. Bu ricalar sırasında yumrukların hala aradan kaçması mümkün gözüküyor. ‘Güzel günlerdi’ tonlamasıyla bahsettiğine göre eminiz kaçıyor. Zaten fotoğraftan da seziliyor bir ‘kaçak yumruk’ havası… devamını oku »
Yalan Bir Olimpiyata Hoşgeldiniz
2008 Pekin Olimpiyatları geldi de geçiyor bile. Dünyanın bir çok köşesinde gazeteler onlarca sayfa tutan olimpiyat ekleri veriyorlar, rekorlar ve madalyalar tüm sporseverlerde heyecan yaratıyor falan feşmekan, bunları biliyorsunuz zaten.
devamını oku »
OÇM
rrospu çocuğu memo kendi ekseni etrafında dönüyor
bilgisayarımda vardı bunlar
birincisi lise-2 ve 3'teki sıram.
tıpkı bi çizer gibi..
ikincisini bir yıl önce, uykusuz açılırken çizmiştim. nereye koyucağımı bilemedim. felat adlı arkadaşıma verdim. renkledi. ama biraz kötü renklemiş. tam "biraz kötü renklemişsin" diicektim, "abi bu yamukluğu gideremedim, keşke tam düz tarasaydık" dedi. "he felat" dedim, "he"..







